Sen Bu Devleti Tanıyamamışsın !

₪¨ ƒαтιн یυℓтαη мєнмє∂ !!!~` یυℓтαηıмммммм _-¯ ็ ...یιη¢є ¹45ʒ

 

 İnebahtı mağlubiyeti, Akdeniz'de birçok ada ve sahillere sahip olan Osmanlı Devleti'nin donanmasının mühim bir kısmının kaybına sebep olmuştu. Yeni Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa, Haçlı donanmasının herhangi bir taarruz ihtimalinden dolayı çok telaş ediyordu. Kış mevsimi boyunca bütün Osmanlı tersaneleri gemi inşasıyla meşguldü. Kılıç ali Paşa, leventlikten yetişme olup devletin esas teşkilatını bilmediğinden her zaman Vezir-i Azam Sokullu Mehmed Paşa'ya:

 "Tekne inşa etmek mümkündür, fakat mesela iki yüz gemiye beş altı yüz lenger ( gemi demiri ), palamar (halat) ve ip ve her gemiye yelken ve sairenin tedarikine imkan yoktur." dermiş. Sokullu, Kaptan Paşa'ya:

 "Paşa hazretleri, sen henüz bu Devlet-i Aliyye'yi tanıyamamışsın. Böyle itikat eyle; bu devlet ol devlettir ki murad edinirse cümle donanmanın lengerlerini gümüşten, resenlerini ( iplerini ) ibrişimden, yelkenlerini atlastan etmekte zorluk çekmez. Hangi geminin halatını ve yelkenini yetiştiremezsen benden al." deyince, Kılıç Ali Paşa hemen Sokullu'nun elini öpmüş ve:

 " Hakikaten bildim ki donanmayı siz tekmil edeceksiniz." demiştir.

 İşte bu mükemmel teşkilat ve gayret sayesinde beş buçuk ay zarfında her şey hazırlanarak iki yüzden fazla kadırga ve mavuna, donanmış olarak ilkbahardan evvel Kaptan Paşa'nın emrine verilmiştir.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki Konu :: Sonraki Konu »


Osmanlı Vakarı

₪¨ ƒαтιн یυℓтαη мєнмє∂ !!!~` یυℓтαηıмммммм _-¯ ็ ...یιη¢є ¹45ʒ

 

 18. asrın ikinci yarısında Osmanlı ülkesinde uzun yıllar kalan ve İsveç sefirliği de yapmış olan D'ohsson, Osmanlı teşkilat ve müesseseleri hakkında yedi ciltlik bir eser yazmıştır. Müelif, eserinde Osmanlıların ciddiyet ve vakarından şöyle bahsetmektedir:

 "Senenin hiçbir mevsiminde bu milletin ülkesinde ne maskeli balolar, ne sokak dansları, ne karnaval eğlenceleri ve ne de başka memleketlerde daima tesadüf edilen gürülrü halk şenlikleri görülebilir.

 Osmanlı Türklerinin seciyesini teşkil eden vakarın, ağır başlılığın, tasviri kolay değildir. Dünyada huzur ve sükuna bundan daha müptela millet yoktur. Hiçbir şey muhayyilesini kurcalamaz, hiç bir şey onu heyecanlandırmaz. Ne kimseyi rahatsız eder, ne merak gösterir. Biraz fevkalade bir şey ve mesela bir ecnebi kıyafeti, garip bir şey, tuhaf bir hayvan görecek olursa biraz durur, soğukkanlılıkla bakar, gülümser ve daha fazla oyalanmaya lüzum görmeyerek yoluna devam eder. Sokakta toplanmak, birini kovalamak, sevinç ve veyahut hayret taşkınlıklarına kapılmak gibi hiçbir müslüman şehrinde, halk arasında bile hç bir zaman görülmeyen hareketlerdir."

 Osmanlı ülkesini ziyaret eden bir başka seyyah ise Osmanlı çocuklarının bile vakar sahibi olduklarını şöyle anlatmaktadır:

 "Türk çocukları başka memeketlerdekilere benzemezler. Ne gürültü ederler, ne de ağlayıp dururlar. Şark'ta geçirdiğim üç seneye yakın zaman zarfında hiçbir Türk çocuğunun bağırıp çağırdığını işitmedim. Mektebe gittiklerini gördüğüm yavruların tavırları sakin, yürüyüşleri tıpkı yaşlı Osmanlılar gibi vakurane ( ağırbaşlı) idi. "

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki Konu :: Sonraki Konu »


eXTReMe Tracker