Osmanlı Vakarı

18. asrın ikinci yarısında Osmanlı ülkesinde uzun yıllar kalan ve İsveç sefirliği de yapmış olan D'ohsson, Osmanlı teşkilat ve müesseseleri hakkında yedi ciltlik bir eser yazmıştır. Müelif, eserinde Osmanlıların ciddiyet ve vakarından şöyle bahsetmektedir:
"Senenin hiçbir mevsiminde bu milletin ülkesinde ne maskeli balolar, ne sokak dansları, ne karnaval eğlenceleri ve ne de başka memleketlerde daima tesadüf edilen gürülrü halk şenlikleri görülebilir.
Osmanlı Türklerinin seciyesini teşkil eden vakarın, ağır başlılığın, tasviri kolay değildir. Dünyada huzur ve sükuna bundan daha müptela millet yoktur. Hiçbir şey muhayyilesini kurcalamaz, hiç bir şey onu heyecanlandırmaz. Ne kimseyi rahatsız eder, ne merak gösterir. Biraz fevkalade bir şey ve mesela bir ecnebi kıyafeti, garip bir şey, tuhaf bir hayvan görecek olursa biraz durur, soğukkanlılıkla bakar, gülümser ve daha fazla oyalanmaya lüzum görmeyerek yoluna devam eder. Sokakta toplanmak, birini kovalamak, sevinç ve veyahut hayret taşkınlıklarına kapılmak gibi hiçbir müslüman şehrinde, halk arasında bile hç bir zaman görülmeyen hareketlerdir."
Osmanlı ülkesini ziyaret eden bir başka seyyah ise Osmanlı çocuklarının bile vakar sahibi olduklarını şöyle anlatmaktadır:
"Türk çocukları başka memeketlerdekilere benzemezler. Ne gürültü ederler, ne de ağlayıp dururlar. Şark'ta geçirdiğim üç seneye yakın zaman zarfında hiçbir Türk çocuğunun bağırıp çağırdığını işitmedim. Mektebe gittiklerini gördüğüm yavruların tavırları sakin, yürüyüşleri tıpkı yaşlı Osmanlılar gibi vakurane ( ağırbaşlı) idi. "

Ana Sayfa
Forum
Profilim
Konu Arşivi


0 yorum yazılmıştır