Osmanlıda Eğitim

₪¨ ƒαтιн یυℓтαη мєнмє∂ !!!~` یυℓтαηıмммммм _-¯ ็ ...یιη¢є ¹45ʒ

Okulların kitap, âlet ve edâvatları ülke içinde hazırlanıp, îmâl edildiği gibi dışarıdan da getirilip, tercüme de yaptırılırdı.

Eğitim ve öğretim her devirde yaygın ve mükemmel olmasına rağmen, Sultan İkinci Abdülhamîd Han (1876-1909) zamânında daha artıp, mükemmelleşti.

Memleketin her köşesine aynı şekil ve değerde liseler yaptırdı.

Bunların bâzıları hâlâ daha sağlam olup, eğitim ve öğretim seviyesi bakımından Türkiye'nin en meşhur liseleridir.

Osmanlı eğitim ve öğretim sisteminde öğrenci-öğretmen-veli münâsebetleri mükemmel olup, hocaya hürmet edilirdi.

Hoca da talebesine şefkâtle muâmele ederdi. Okullarda falaka olmayıp, dayak karakollarda vardı.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki Konu ::


İdadi

₪¨ ƒαтιн یυℓтαη мєнмє∂ !!!~` یυℓтαηıмммммм _-¯ ็ ...یιη¢є ¹45ʒ

Kelime anlamı olarak İ’dadi, "hazırlanmaya mahsus yer" demektir. Uygulama da ise; Rüşdiye denilen orta okuldan sonra yüksek okula öğrenci yetiştiren orta dereceli okuldur.


Eskiden tahsil dereceleri sıbyan, rüşdiye, ve darü’l fünun olarak üç derece iken Saffet Paşa'nın Ma’ârif nazırlığı zamanında çıkarılan 1869 tarihli Nizamnâme ile Rüşdiyelerin üstünde olmak üzere İ’dadi mektepleri de oluşturulmuştur. 1869’a kadar İmparatorlukta Rüşdiyelerin sayısı oldukça artmıştır. Buna karşılık, ne Vilâyetlerde rüşdiye üstüne bir okul, ne de İstanbul’da yüksek okullara talebe yetiştirecek rüşdiye dışında bir okul vardı.


1869 Nizamnâmesinde İ’dadiler rüşdiyelerden mezun olan müslim ve gayrı müslim çocukların bir arada eğitim yapacakları yerdir” der. Öğrenim süresi üç yıldır. 1876 yılına kadar taşrada bir İstanbul’da dört veya beş civarında İ’dadi açılabilmiştir.


Taşrada açılan İ’dadiler bir bakıma İmparatorluk dahilinde İstanbul ve Girit dışında kurulamayan Sultaniyelerin işlevini taşrada yerine getiren kurumlar olarak değerlendirilebilir.


İlk açılan idadi 1873 yılında “Mülkî İ’dadi” adıyla İ’dadiye çevrilen Dar’ül Ma’arif’tir. 1873 tarihinden itibaren imparatorluk dahilinde açılan bu i’dadilerin ders programları ise şöyledir;


Kavaid-i Osmanîye, Arabi, Farisi, Kıraat ve kitabet-i Türki, Tarihi Umûmiye-i Osmanîye, Jimnastik(bazı yerlerde), Mükemmel hendese, Müsellesat, Resim ve tarama, Fransızca, Almanca, İngilizce okutulmaktadır.


1887 yılında toplanan Ma’ârif komisyonu i’dadilerin o zamana kadar açılmış olanların muhafazası, fakat bundan sonra açılacak olanların durdurulması yolunda bir karar almıştır. Komisyon üç yıl olan İ’dadi tahsilini dört yıla çıkartmıştır. İ’dadi okulları açılmaya başladığından sekiz veya dokuz yıl sonra bütçe yetersizliğinden dolayı leyli ve nehari (gece ve gündüzlü) İ’dadiler açılmaya başlanmıştır. Bunlar paralı ve parasız olabilmektedir. 1895-1896 Öğretim yılında İmparatorlukta birçok leyli ve nehari i’dadiler açılmıştır. Bu dönemde 19 Leyli (Gececi) İ’dadide toplam 3374, 35 nehari (Gündüzlü) İ’dadide ise toplam 4270 talebe mevcuttur. 1887 yılındaki komisyon kararıyla taşrada 3 yıllık rüşdiyeler ile dört yıllık İ’dadiler birleştirilerek 7 yıllık Leyli ve beş yıllık Nehari İ’dadilere dönüştürülmüştür.


1869 tarihli Ma’ârif Nizamnâmesinde, İ’dadilerin ders programları içerisinde İlmi Mevalit, Mantık, İlm-i Servet, Hikmet-i tabiiyye ve kimya dersleri çıkarılarak Arapça, Farsça, İngilizce, Almanca, Jimnastik, ve müsellesat dersleri konulmuş olmasına karşılık, 1898-1899 yılına ait Ma’ârif Salnâmesinde Hüsn-ü Hat, Maa tecvit, Kuran ve Ulûmu Diniye, Ma’lûmât-ı Nâfi’a, Hıfsı Sıhha, Hikmet-i tabiiyye, ve kimya, Kozmoğrafya, makine, Edebiyat, ve Ahlak, Ma’lûmât-ı Fenniye derslerinin tekrardan İ’dadilere alındığı ve bunlara ek olarak Elsine adıyla bazı okulların ders programlarına bulundukları yerdeki azınlık dillerini (Rusca, Bulgarca, Ermenice) içeren, derslerin de konulduğu görülmektedir.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki Konu ::


eXTReMe Tracker